Fulbright: Ücretsiz Amerika’da Eğitim!

15 Kasım 2014

Fulbright Türkiye

Uzun bir aradan sonra tekrar merhaba! Neredeyse blog’uma yaklaşık bir senedir yeni yazı girişi yapmadım. Geçen sene yazmaya karar verdiğim fakat yarım bıraktığım ve şimdi komple sil-baştan yazmaya başladığım, Fulbright: Ücretsiz Amerika’da Eğitim başlığına hoş geldiniz. Bu yazıda sizlere Türkiye Fulbright Eğitim Komisyonu‘nun sadece herhangi Meslek Yüksekokulu‘nda okuyan öğrencilere vermiş olduğu bir burs programından bahsedeceğim.

Fulbright, sadece Meslek Yüksekokulu’nda okuyan öğrencilere değil farklı lisans düzeyinde okuyan öğrenciler veya öğretim görevlilerine de burs vermek de olup fakat bu yazıda sadece Meslek Yüksekokulu Öğrenim Bursu‘nu elimden geldiğince detaylı bir şekilde anlatmaya çalışacağım. Öncelikle Fulbright Eğitim Komisyonu hakkında bilgi vermek isterim.

Fulbright Nedir ?

Meslek Yüksekokulu Bursu Nedir?

Aslında Meslek Yüksekokulu Öğrenim Bursu Fulbright’ın diğer burslarından farklı olarak Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanlığı’nın bursu sağlaması fakat Fulbright Eğitim Komisyonu tarafından yönetilmesidir. Yani bursa kabul, mülakat ve daha sonraki aşamalar ile Fulbright Eğitim Komisyonu ilgileniyor. Bursun amacı katılan öğrencilerin teknik yeterliliklerinin arttırılması, liderlik vasıflarının güçlenmesi ve İngilizce dil bilgisini geliştirilmesi amaçlanmaktadır. Yine geçen sene gibi bu senede hemen hemen aynı tarihlerde başvurular alınmaya başladı fakat diğer sene başvurular erken bitiyordu. Bu sene ki burs programı 2015-2016 yılı için geçerlidir ve başka bir tarihe ertelenemiyor. Bu burs programına katılmak için Meslek Yüksekokulu’nda herhangi bir bölüm öğrencisi olmanız bölüm bakımından oldukça yeterli; çünkü, neredeyse (belki de tamamı) bütün bölümleri kabul ediyor. Burs programı bittikten sonra diploma almayacaksınız fakat katılan bursiyerlere katılım sertifikası verilecek.

Geçen sene Kasım ayına kadar bende sizler gibi (bilenler hariç) ne bir defa Fulbright adını duydum ne de gördüm. Böyle bir bursun olduğunu ya da olacağını hayal bile edemezdim. Şuan Ondokuz Mayıs Üniversitesi – Samsun Meslek Yüksekokulu, Bilgisayar Programcılığı Programında 2. Sınıftayım. Önceki sene birinci sınıftım ve üniversite adı altında diyebileceğimiz ilk defa böyle bir öğrenim görüyordum neticede. Amerika hayali benim için lisenin başlamasıyla beraber başladı. Ama Amerika’ya gitmek benim için hayalden öteye gidemezdi. Uzak memleket, pahalı memleket, dil yok ve daha bir sürü sebep işte, gidemezdim yani bana göre. Taa ki, Fulbright’ın okulumuzun panosunda posterini görene kadardı. Bana mucize gibi geldiydi. Uzunca bir inceleme sonucunda (günler, geceler, haftalar) ‘ben buna başvurabilirim’ dedim ve başvurdum. İngilizce biliyor muydum ? Hayır.

Kimler Başvurabilir ?

Öncelikle şunu söylemeliyim ki başvuru şartları geçen seneden biraz farklı olarak değişiklik göstermiş fakat etkili olduğu kesin! Geçen sene birinci maddede “Green Card’a Başvurmuş” kişilerde katılabiliyordu fakat bu sene anlıyoruz ki Green Card’a başvuran kişiler bursa başvuramıyor. Ve ben ne yazık ki Green Card’a bu sene başvurdum! Ne olacağı konusunda henüz fikrim yok fakat %100 haklı olduğumu düşünüyorum. Bursa başvurular açılmadan önce Türkiye Fulbright Eğitim Komisyonu’na bir mesaj ilettim ve o mesajda şöyle bir şeyler yazmıştım:

Bu sene Green Card çekilişine başvurmamın bursa başvurmam da bir etkisi olur mu? Green Card ve sizin sağlamış olduğunuz bursu aynı zamanlarda almaya hak kazandığımda neler olur ?

Sanırım tam da böyle bir şeylerdi. Mesajın kopyası olmadığı için bunları yazdım. Zaten sizde gelen mesajdan ne gibi soru sorduğumu anlayacaksınız. İşte  Ofis Direktör Vekili ve Eğitim Danışmanı olan Merih Uğurel Kamışlı tarafından tarafıma iletilen o mesaj:

Sayın Emre Coban,
Hem bursumuza hem de Green Card için başvuru yapmanızın bir sakıncası bulunmuyor ancak bursu almaya aday gösterilirseniz ve o süreçte Green Card çıkmışsa ve de Green Card hakkınızı kullanacaksanız, Green card sahipleri bursumuzdan faydalanamadığı için bursumuzdan feragat etmeniz gerekecektir.
Başarı dileklerimizle.

Sorun şu ki: Ben Green Card’a başvurmadan önce burs yetkililerine sorarak hareket etmeyi tercih ettim fakat sormama pekte gerek yokmuş galiba. Umarım bursa başvuru yapamazsın gibi sonuçla karşılaşmam.
Başvuru maddeleri arasında ikinci madde ise geçen sene yoktu, bu sene yeni gelmiş. Böyle bir şey yapmaları iyi oldu gibi. Çünkü, herkesten uzak farklı bir ülkedesin ve reşit olman herkes için daha hayırlı olacaktır. Hem komisyonun veya Dışişleri Bakanlığının olası olumsuz durumlarda başının fazla ağrımayacağını düşünüyorum.
Bu zamana kadar devlet okullarından kaç saatlerce İngilizce dersleri aldık. Kitaplar, defterler, notlar ve daha neler neler… Fakat bir şeyi unuttuk aslında; konuşmayı. Okuduklarımızdan her ne kadar anlam çıkarsak da, yazarken yazım kurallarını az çok bilsek de yetmiyor işte. Sonuçta yabancı bir ülkeye, farklı dil konuşulan yani herkesin İngilizce konuştuğu, dükkan isimlerinin İngilizce olduğu, artık Türkçe’nin ‘ü’ harfini veya ‘ç’ harfini göremeyeceğiniz bir yere gideceksiniz. Bu nedenden dolayı İngilizce’niz ne kadar iyi o kadar şansınız yüksek! En azından mülakat aşamasında bir-iki kelime :)

Nasıl Başvurabilirim ?

Tabii bir yere başvurmanız için öncelikle bir kaç evrak göndermeniz gerek. Bu sene geçen seneyle farklı olarak ‘elden ulaştıracaklar’ ve ‘posta ile ulaştıracaklar’ diye ikiye ayırarak iki farklı son başvuru tarihi belirlemişler. Neden böyle bir şey yaptılar hiç bir fikrim yok. Zaten çok çok önceki dönem başvuru sayfalarını okusak şuan ki ile ilgisi yok. Onlarda her geçen sene deneyim kazanıyor ve kendini geliştiriyor yani. Ama bunca sene geçmesine rağmen hala çok eksikleri var. Başvuru tarihinden falan bahsetmek istemiyorum. Çünkü, her sene değişiklik gösterebiliyor. Yine aynı şekilde göndereceğiniz evrakları A4 zarfının içinde tek seferde gönderebilirsiniz. Bu sene özellikle tek seferde gönderilmesinin altını çizmişler. Eminim geçen sene, sonradan öğrencilerin aklına gelen şunu da gönderseydim iyi olurdu gibisinden birden fazla posta gönderimi oldu.

Not: Başvuru ile ilgili olarak Türkiye Fulbright Eğitim Komisyonuna verilen hiçbir evrak iade edilmez. (Benim gönderdiğim evraklar arasından, benimle ilgili olan bir belgenin aslını göndermiştim. Mülakatta geri aldım.)

Evrakları gönderirken en azından bizden istenen asgari evrakları dikkatli bir şekilde tamamlayarak göndermeniz de fayda var. Aksi halde başvurunuz baştan kabul olmayabilir. Bunun yanında başvurunuzun kabul olma (ön-elemeden geçme) olasılığını arttırmak için sizinle ilgili eğitim ve profesyonel hayatınıza dair belgeleri eklemenizde fayda var.

Başvuru Sonrası Süreç

Fulbright Tecrübe, Deneyim

2013-2014 Yılı Fulbright Deneyimlerim

Aslında buraya kadar süreçlerden bahsederken, başıma gelenlerden kısa kısa bahsettim. Bir kaç gün başvuru koşullarını inceledikten sonra, aklıma takılan soruları tek tek sormaya başladım. Bütün soruların cevabını sağolsunlar, online danışman bölümünden aldım. Ve bu bursa başvurabileceğimi düşündüm. Yıllardır hayal ettiğim bir şeye ilk kez bu kadar yaklaşmıştım. Gerekli evrakları tek tek hazırladım. Başvuru aşamasında tek sorun başvuru formunun İngilizce olması ve soruları İngilizce cevaplamamız gerektiği idi. Tam hatırlamıyorum ama o dönemde sanırsam 6 essay vardı. Bunlar için İngilizce kurslarına gittim fiyat aldım. İngilizce bilen birilerini bulmaya çalıştım çevremden. Neyse en sonunda herkese tabiri caizse birer cümle şeklinde İngilizce’ye çevirmesini rica ettim. Sağolsun, herkes yardımcı oldu ve bir şekilde başvuru formunu uzunca cevaplarla doldurdum. Benim alanımda okuyan ve bursa seçilen bir arkadaş ile konuştuğumda denemelere birer paragraf cevaplar yazdığını söylemişti. Ben ise 3-4 paragraf yazmıştım. Yani burada kendinizi iyi pazarlamanız çok önemli. Bizden istenen evrakların dışında neler gönderdiğimi aşağıda maddeler halinde belirttim. Neyse bütün evrakları tamamladıktan sonra tam son başvuru tarihinden özel kargo şirketi ile evrakları tek zarf içinde, tek seferde gönderdim. Geçen sene tam bugünlerde 31 Aralık – 1 Ocak akşamı bize mail ile bilgilendirme maili geldi. İlk gelen mail, benim ön-elemeden geçemediğim yazıyordu. Hemen ardından bir mail daha geldi; önceki maili dikkate almayın ön-elemeden geçtiniz gibisinden. Hala mailleri saklıyorum, onları da yazı sonunda sizlerle paylaşacağım.

Beni mülakata davet ettikleri tarihte sınavlarımız vardı. Yetkililere söylediğimde beni en son güne tarih verebileceklerini ve benim için uygun olup olmadığını sordular. Benim içinde uygundu fakat bu benim bursa katılmamı ne kadar etkiler diye düşündüm. Çünkü, mülakatlar 3 gün sürüyor ve ilk gün öğlen vakti iken son gün sabaha alınmak dezavantaj olabilir dedim ve sordum. Onlar ise böyle bir şeyin söz konusu olmadığını söylediler. Zaten yapacak başka bir şeyimde yoktu mecbur kabul ettik, sınavlardan dolayı. Samsun’dan Ankara’ya olan otobüs biletimi aldım ve gece vakti yola çıktım, sabah oradaydım. Otobüs biletleri gidiş-dönüş hala duruyor. :) Ankara’ya vardığımda mülakat saatine uzun süre vardı. Bir kaç saat Kızılay’da oyalandım. Bana mülakat tarihini ve saatini bildiren maili attıklarından iki adet doldurmam gereken dosya eki göndermişlerdi. Bir tanesi Türkçe diğeri ise İngilizce idi. İngilizce olanı mail olarak mülakat tarihinden önce iletmem gerektiği, Türkçe olanı ise mülakat zamanında yanımda getirmem gerektiğini söylemişlerdi. Fakat ben Türkçe olanda sözcük hatası yapmıştım. Kızılay’da oyalanırken gözüme bir kırtasiye kestirdim ve açılmasını bekledim. Neyse açıldı falan hemen düzelttim ve çıktıyı aldım. Gideceğim bölgeyi pek bilmediğim için mecburen ulaşımı taksi ile yapmak zorunda kaldım. Ve varmam gereken noktaya vardım. Hayatımda ilk defa mülakata girmenin ve bu mülakatında İngilizce olması sebebiyle fazlasıyla heyecan vardı. Lobide beklerken yukarıdan telefon geldi ve beni çağırdılar. Yukarı çıktığımda ofisin kapısı açıktı girdim içeri ve ilgili kişiye Türkçe olan belgeyi teslim ettim ve oval bir masaya geçtik. 4 kişiydiler. :) 3 kadın 1 erkek vardı. Şimdi içeri girdim kimle konuşacağım bilmiyorum. Nutkum tutuldu birden. Şok geçirmiş gibiydim. Kadınlardan bir tanesi program yetkilisiydi sanırsam. Ve o kişi bence Günsu Hanım. Diğer 3 kişi değerlendirmeyi yapan kişilerdi. Kadınlardan bir tanesi Türkçe’ye tam hakim değildi, hatta hiç. Yani benim İngilizce konuşmam gibi Türkçe konuşuyordu. İngilizce biliyordu. Genelde tombul amca ile konuştuk ve yanındaki hanımefendi soruları yöneltti. Mülakat süresi sanırsam 5 ya da 10 dakika idi her kişi için. Ben ise tam 20 dakika durdum. Bi yandan bu iş oldu Emre derken bi yandan da olmadı. Şurda, burda yanlış yaptım gibisinden eksik anlatımlarım yüzünden gidemeyeceğimi düşündüm ki öylede oldu. Mülakata İngilizce başladım ama çok kötü konuşuyordum. Sonra tombul amca Türkçe devam edelim tamam dedi. Soruları yöneltti tek tek cevapladım. Genelde sizinle ilgili sorular soruyorlar. Yani anlattığınız olaylar neticesinden sorularda yöneltebiliyorlar. Yaptığınız işle ilgili vesaire. Güçlü ve zayıf yönlerimi sordular ve bu soruda öyle böyle değil çok pis saçmaladım. Çünkü, hayatımda ilk defa böyle bir soru ile karşılaşıyorum ve ne diyeceğimi bilmiyorum. Karşımda benden cevap bekleyen insanlar var. Hemen cevap vermem gerektiğini düşünerek çok pis saçmaladım. :) İlk defa mülakata katıldığım için bana çok farklı gelmesine rağmen mülakatta nasıl olunmalı diye aratacak olursak aslında klasik bir mülakattan farkı yok. Ailenizle ilgili soru sorabiliyorlar. Farklı ülkelerden arkadaşınız var mı yok mu gibi benzer sorularda var.

Çok büyük zorluklarla gittim Ankara’ya o zamanlar. Aylar öncesinden gidiş-dönüş gibi masrafları karşılamak için para hazırladım. Ama yinede zorlandım, zorlanmama rağmende karşılığını alamadım. Gerçi ona göre göndermiyorlar. Mülakata takım elbise ile gitmiştim. Mülakata davet edilen arkadaşlardan sadece kadın olanları görebildim. Onlarda çok düz sade giyinmişti. Bazen abarttığımı düşünmüştüm ama yanlış bir şey yapmadım sonuçta kaldı ki etkili oldu bence. Çünkü, mülakatta beni karşılayanlar da benden pek farklı değildi. Cebimde son 50 liram ile ulan bu AŞTİ’ye nasıl gideceğim diye diye oradan AŞTİ’ye yürüyerek gittim. O 50 liraya da dönüş için bilet aldım. Öyle böyle derken bir hafta sonra sanırsam mail geldi. Maalesef, olmadı.

Bu seneyi hiç anlatmak istemiyorum. Onlar biliyor yanlışlarını. Başvuramadım bile.. (2014-2015) Belki başka zaman bu yazıyı tekrar güncellerim.

Diğer Dosyalar

Kaynaklar

  1. Online Danışman
  2. Önceki dönemde bursa başvuran öğrenciler ve gidenler
  3. fulbright.org.tr
  4. Günsu İnan
  5. Bahar Deniz Türkaslan
  6. Sevgi Akkaş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


*